Pentagon’un Haziran 2026’da “Çin Askeri Şirketleri” listesini genişleterek Alibaba, Baidu ve BYD gibi devleri eklemesi boşa değil; bu bir ekonomik savaş! Büyük güç rekabetinin ekonomik cephesi artık stratejik literatürün merkezine oturdu.
Ancak konuya polemolojik (savaş bilimi) bir çerçeveden bakmak, yapılan jeoekonomik teşhisleri daha derin bir analize taşıyacaktır.
Ekonomik savaş, rakibin ekonomik kapasitesini, teknolojik özerkliğini ve stratejik iradesini sistematik olarak aşındırmak için koordineli araçların (yaptırımlar, teknoloji kontrolleri, tedarik zinciri manipülasyonu, finansal kısıtlamalar ve kaynak silahlaştırması) kullanıldığı hibrit bir mücadele alanıdır.
Clausewitz’in “savaş, siyasetin başka araçlarla devamıdır” tezinin 5. Nesil Harp (5GW) versiyonudur. Klasik zafer yerine “durum değişikliği” hedeflenir: Rakibi uzun vadede daha zayıf, bağımlı ve uyumlu bir pozisyona zorlamak.
Kritik dönem, 2027-2035 arası için belirginleşiyor.
“Soğuk Barış” içinde devam eden hibrit gerilim, diplomasi ile stratejik baskının yan yana yürüdüğü bir zeminde şekilleniyor.
Mevcut durum: Kontrollü gerilim mi, kırılgan denge mi?
Halihazırdaki seyir büyük ölçüde “kontrollü” görünüyor. ABD’nin “risk azaltma” stratejisi hâkim: Tam kopuş yerine kritik alanlarda bağımlılıkları azaltma çabası. Pentagon listeleri doğrudan ağır yaptırımlar getirmese de sözleşme kısıtlamaları, yatırımcı uyarıları ve tedarik zincirlerinde kademeli ayrışma yaratıyor. İki tarafın ekonomik karşılıklı bağımlılığı ve zirve diplomasisi (Trump-Şi görüşmeleri gibi) frenleyici rol oynuyor.
Ancak bu kontrol kırılgandır. Çin’in devlet güdümlü, uzun vadeli planlı kalkınması (Made in China 2025, askeri-sivil füzyon) ABD’nin piyasa odaklı, kısa vadeli dinamiklerine sistemik baskı yaratıyor. Çin, kritik mineraller rafinajında yüzde 85-90+ pay (nadir toprak elementleri), galyumda yüzde 98+ hakimiyetle teknolojik geçişi (elektrikli araçlar, AI, savunma) kontrol ediyor. Bu asimetri, ABD’yi, geri getirme (reshoring), müttefik ittifakları ve yasal araçlara zorluyor.
Ekonomik savaşın en kritik cephesi: Enerji ve kritik mineraller darboğazı
Önümüzdeki dönem (2027-2035’e dikkat çektim), artan enerji ve kritik mineral talebinin arzı karşılamakta zorlandığı bir “yapısal darboğaz” dönemi olacaktır. Temiz enerji geçişi, AI veri merkezleri, elektrikli araçlar, şebeke genişletmesi ve savunma teknolojileri talebi patlatırken, arz tarafı 10-15 yıllık proje süreleri, izin engelleri, cevher kalitesi düşüşü ve coğrafi yoğunlaşma nedeniyle geride kalıyor.
IEA Global Critical Minerals Outlook verilerine göre:
- Bakır: Elektrifikasyonun anahtarı. Mevcut proje boru hattı, 2035’te yüzde 30 civarı arz açığı işaret ediyor.
- Lityum: Talep hızla artarken 2030’larda açık riski belirginleşiyor; 2035’te önemli açıklar oluşabilir.
- Nadir Toprak Elementleri (REE) ve Diğerleri: Çin rafinaj hakimiyeti tedarik şoklarını kolaylaştırıyor. Nikel, kobalt, grafit için genel riskler yüksek.
Yatırım momentumu zayıfladı; 2024’te büyüme yüzde 5’e geriledi. Finansman ve insan kaynağı kısmen mevcut olsa da “fiziksel ölçek ve zaman sorunu” belirleyici. Yeni maden projeleri, rafineri inşası ve altyapı (enerji, su, yol) fiziksel olarak zaman alıyor. Bu darboğaz, fiyat volatilitesi, “yeşil enflasyon” ve tedarik zinciri aksamaları üretiyor.
Ekonomik savaş bağlamında Çin’in hakimiyeti kaldıraç olurken, Batı’nın risk azaltma çabaları yavaş ilerliyor. Geri dönüşüm (yüzde 25-40 katkı potansiyeli) ve alternatif teknolojiler hafifletici olsa da kısa-orta vadede gerilim artacak.
Bu darboğaz, ekonomik savaşı salt finansal yaptırımların ötesine taşıyor: Kaynak güvenliği, stratejik bir zaaf haline geliyor.
Zorlayıcı gelişmeler ve yeni cephe riskleri (2027-2035)
Soğuk Barış’ı zorlayabilecek başlıca faktörler:
- Kritik mineral ve enerji şokları (Çin ihracat kontrolleri, Hürmüz ve/veya diğer boğazlar benzeri jeopolitik olaylar).
- Teknoloji ve çift kullanım (sivil-askeri) kısıtlamalarında misilleme zincirleri (AI, kuantum, yarı iletkenler).
- Dedolarizasyon ve finansal parçalanma (BRICS yerel para kullanımı artsa da dolar rezerv payı yüzde 56 civarında sürüyor).
- İç politika hataları ve domino etkileri (aşırı tarifeler, enflasyon, küresel Güney’de istikrarsızlık).
Bu unsurlar birleşirse kontrollü gerilim, yeni cephelere (tedarik krizi, fiyat şokları, bloklaşma hızlanması) evrilebilir.
Polemolojik bakış daha dinamik: 2027-2035’te “yönetilen kaos” içinde “çok alanlı hibrit baskılar” öne çıkacak.
Hiçbir güç tam hegemonya kuramayacak; göreli pozisyonlar sürekli değişecek.
Rakamsal ve tarihsel bağlam
- ABD-Çin ticaret açığı 2025’te 202 milyar dolara geriledi (2022’deki 382 milyar dolardan düşüş); ancak Çin’in küresel ticaret fazlası güçlü.
- Kritik minerallerde Çin rafinaj hakimiyeti yüzde 85-90+.
- 2008 krizi, pandemi, Ukrayna ve İran savaşları tedarik zincirlerini kırılganlaştırdı. Trend: Ticaret hacmi dalgalı, stratejik alanlarda Çin ağırlığı kısmen erozyona uğramış ancak hâlâ belirgin.
Stratejik dersler ve orta güçler için çıkarımlar
Ekonomik savaş dönemi 2027-2035, hegemonya iddialarını (dolar/teknoloji üstünlüğü vs. alternatif ağlar) sürekli test edecek. Çin’in planlı modeli ABD’de baskı yaratmayı sürdürecek; bu, farklı siyasi ekonomi modelleri arasında medeniyet ölçeğinde bir rekabet.
Orta güçler (Türkiye dahil) için anahtar unsurlar: Tedarik zinciri çeşitlendirme ve stratejik stoklama. Yerli teknoloji ve kritik mineral kapasitesi geliştirme. Diplomatik denge ve çoklu ittifaklarla özerklik koruma. Enerji güvenliği ve yeşil dönüşümde gerçekçi planlama.
Polemoloji çerçevesinde bakıldığında, bu cephe “hibrit savaş”ın kalbidir. “Zafer yok, durum değişikliği var” paradigmam burada da geçerlidir. Diplomatik istikrar çabaları sürerken, enerji-mineral darboğazları ve hibrit araçlar küresel düzeni şekillendirmeye devam edecek.
Gerçekçi analiz, çok boyutlu (ekonomik, stratejik, felsefi) bir bakışı gerektirir. Önümüzdeki dönem, planlı hareket eden ve dayanıklılık inşa eden aktörlerin görece avantajlı olacağı bir süreç olacaktır. Kırılgan ekonomiler için dikkat zamanı düne göre daha hassas.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
ekonomik savaşGürsel TokmakoğluGürsel Tokmakoğlu Independent Türkçe için yazdıGürsel TokmakoğluPazartesi, Haziran 15, 2026 - 10:45Main image:TÜRKİYE'DEN SESLERType: newsSEO Title: Ekonomik savaş dönemicopyright Independentturkish:<p>Görsel: ChatGPT/Independent Türkçe </p>