Agos
Agos
2 saat önce

İmamoğlu’ndan Türker tepkisi: “Adalet Bakanlığı’nın susması vahim”

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 68’i tutuklu 414 sanıklı davanın ilk duruşmasına, 50’nci günde devam ediliyor. Son olarak Medya A.Ş. Satın Alma ve İhale Müdürü Fatoş Ayık ve avukatı savunma yapmıştı.

İBB davasından tutuklu yargılanan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in duruşmanın 47.’nci gününde yaptığı savunmada Vatan Emniyet’te çıplak aramaya maruz bırakıldığını ve Çağlayan Adliyesi’ndeki savcının kendisini çocuklarıyla tehdit ettiğini anlatmıştı. Türker'in anlattıkları hâlâ gündemde. İmamoğlu da bugün duruşmanın başında söz aldı,  Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in, savunmasında anlattığı Vatan Emniyet’teki çıplak arama olayı üzerine konuştu.

"Adalet Bakanlığı'nın susması vahim"

İmamoğlu, "İstanbul Emniyeti'nin aksi açıklamasına rağmen Abdülhamid Gül'ün açıklamasını önemsiyorum. İçişleri Bakanlığı'na teşekkür ediyorum. Aynı hassasiyeti Adalet Bakanlığı'ndan da bekliyorum. SEGBİS kayıdı incelenir ve durum ortaya çıkar ama Adalet Bakanlığı'nın bunu bildiği halde susmasını vahim buluyorum. Adalet Bakanlığı'nın da bir inceleme açmasını umuyorum. Bu Türkiye'nin vicdanı için de önemli" dedi.

Ekrem İmamoğlu, Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in savunmasında anlattığı, ifadesini alan savcının kendisini, çocuklarıyla tehdit ettiğine dair sözlerine de dikkat çekti. İmamoğlu, şunları söyledi: “Kuşkusuz bu salonda hepimiz Pınar Türker Hanım'ın ifadeleriyle de tüylerimiz ürpererek dinlediğimiz olayları yaşadık; ülke olarak yaşadık. Burada sadece emniyetteki utanç verici insan onuruna aykırı işlem anlatılmadı; bir savcının, bir anneyi çocuklarıyla tehdit ettiği de anlatıldı. Bunu bir iddia olarak görebilirler. İddianın ispatı çok kolay, SEGBİS kaydında bu görüşme izlenir, gerçekler ortaya çıkar. Çok kolay, çok hızlı sonuç alınacak bir soruşturma bu. Bu anlamda Adalet Bakanlığı'nın bunu bildiği halde susmasını da gerçekten çok vahim bir durum olarak görüyorum. Yani bu iş faili meçhul değil, faili belli. Bu dönem, bir dönem birlikte çalıştığı bir insanın yaptığı bir olay. Bu konuda da Adalet Bakanlığı'nın da tutumunu hızlıca değiştirmesini ve bu hususta bir işlem başlatmasını önemsiyorum.”

"Normal bir yargılama sürecinde değiliz"

Perşembe günü yapılacak olan tutukluluk incelemesini hatırlatan İmamoğlu, “Burada hepimize asrın yolsuzluğu diye yutturulmaya çalışılan süreçte neler yaşadığımızın farkına vardığınızı düşünüyorum. O yüzden perşembe günü verilecek kararda vicdan değerlendirmenizi en üst seviyede tutmanızı umuyorum” diye belirtti. 

İmamoğlu'nun sözleri şu şekilde:

"İyi haftalar, inşallah hayırlı bir çalışma haftası olur, sorgu süreci olur. 9 Mart'ta başlayan duruşma maratonumuzda, 3 ayı geride bıraktık Sayın Başkan. 4. aydan gün aldık. Bu haftanın duruşma bitiminde de tutuklu incelemesi olacak ifade ettiğiniz gibi. Gerçekten burada hepimize "asrın yolsuzluğu" diye yutturulmaya çalışılan bir süreçte neler yaşadığımız kamuoyunun önünde oluyor. Sizin de bunu yaşadığınıza ve bu absürt durumun farkına vardığınıza inanmak istiyorum. Bu vesileyle, perşembe günü heyetçe yapacağınız değerlendirmenin, karar verme sürecinin, sizin vicdanlarınızın en doğru şekilde sürece katkı sunmasını temenni ediyorum.

Özellikle sağlık sorunu olan arkadaşlarımızı ve kadın arkadaşlarımızı bu vicdan değerlendirmenizin en üst basamağında tutmanızı ve tabii ki burada savunma yapmış dostlarımızın durumunu da bu vesileyle en üst seviyede değerlendirmenizi umuyorum. Çünkü sizin de ifade ettiğiniz ve bazen herkesin yüzüne yansıyan yorgunluğu gördüğümüz üzere, normal bir yargılama süreci içinde değiliz. Şunu da ifade edeyim bir hatırlatma olarak: Artık 100 günü geçen bir süreç yaşıyoruz. Yani günler, haftalar değil, ayları yaşamış bir şekilde geçmişe dair savunmasını yapmış arkadaşlarımız var burada ve tutsak. Bunların da bir fırsat elde etmesini bu hafta önemsiyorum. Her ne kadar sizin bu konuda net bir tavrınız olsa da hani o net tavrınızı aşan bir süreç yaşadığımızı size hatırlatmayı ve bu talebi bir beyan olarak size sunmak istedim Sayın Başkan, Sayın Heyet.

Tabii şunu söyleyeyim, ilginç bir durumu burada beyan etmek istiyorum. Belki şöyle düşünebilirsiniz, "Bizi ilgilendirmiyor bu konu" diye düşünebilirsiniz ama bir parçasıyla burada ifade veren arkadaşlarımızın da içinde olduğu şekliyle ilgilendirebilir düşüncesiyle iletmek isterim. Sayın Başkan, Sayın Heyet; Onur Gülüm Çeşme'de gözaltına alındı, tutuklandı. Arzu Can, bir asistan bu. 3 tane şoför; Çağatay, İlkay, Doğukan... Bunlar… Burada tutuklu yönetici arkadaşlarımız var, bugün Taner Bey mesela sizin huzurunuzda savunma verecek. Bunlar 13. ayını doldurdu Sayın Başkan. 13 aydır iddianameyi bırakın, ortada herhangi gezen bir şey de yok. Yani bu insanlar 13 aydır tutuklu ve tek bir kelime bunlarla ilgili konuşulmadı. Çok trajik bir durum. Burada hem kamuoyunun huzurunda hem bizi dinleyen herkesin huzurunda amam size de beyan ediyorum, belki yapacağınız bir husus vardır. Tekrar ifade ediyorum. Yani 3 tane şoför, 1 asistan ve bir dönem kurumumuzda müdürlük yapmış bir insan, 13 aydır tutuklu. Bakın; belediye başkanı şu bu basında yer buluyor ama bunlar bu dosyayla da ilişkili midir, değil midir? Bu vahim bir durum yani. "

Haberin tamamını Agos üzerinde oku