HABER MERKEZİ
Akbelen direnişçilerinden Esra Işık’ın acele kamulaştırma kararına karşı gerçekleştirilen eylemlerin ardından hakkında açılan davanın duruşması 22 Haziran’da görülecek. Uluslararası Af Örgütü’nden yapılan açıklamada, Esra Işık’ın yalnızca haklarını kullandığı için gözaltına alındığı ve yargılandığı vurgulanarak hakkındaki suçlamaların derhal düşürülmesi istendi.
Uluslararası Af Örgütü'nün Milas Cumhuriyet Başsavcısı Enis Tekgül’e hitaben yazılmış ve tüm dünyada imzaya açılan dilekçede özetle şu ifadelere yer verildi: “Bu dava, Milas-Yatağan bölgesinde uzun yıllardır devam eden daha geniş çevre ve arazi davaları bağlamında ortaya çıkmıştır. Esra Işık’ın ailesi de dahil bölgedeki yerel topluluklar madencilik faaliyetleri nedeniyle defalarca yerinden edilme riskiyle karşılaştı. Son yıllarda yerel topluluklar, Akbelen bölgesinde yüzlerce parsel özel araziyi etkileyen acele kamulaştırma kararına karşı düzenlenen protestolara katılımları da dahil kömür madenlerinin genişlemesine barışçıl bir şekilde karşı çıkmaktadır.”
BAŞSAVCILIĞA ÇAĞRI
7 Mayıs tarihinde Danıştay 6. Dairesi’nin, İkizköy’ün Akbelen bölgesindeki altı mahallede özel mülklerle ilgili acele kamulaştırma kararlarının yürütmesini durdurduğu hatırlatılan açıklamada, “Kömür madeniyle ve Akbelen Ormanı’nın yok edilmesiyle ilgili daha geniş hukuki ihtilaf yedi yıldır devam ederken, yerel topluluklar da daha fazla maden genişlemesini durdurmak için barışçıl çaba sarf etmeyi sürdürmektedir. Başsavcılığınızı Esra Işık’a yöneltilen suçlamaların derhal düşürülmesini ve Türkiye’nin uluslararası insan hakları hukuku kapsamındaki yükümlülükleri uyarınca Işık’ın ifade, örgütlenme ve barışçıl toplanma özgürlüğü haklarına saygı gösterilmesini sağlamaya çağırıyoruz” ifadeleri yer aldı.
NE OLMUŞTU?
30 Mart’ta bilirkişi heyeti, 649 parsel arazi ve mülklerle ilgili acele kamulaştırma kararı bağlamında bölgede keşif yapmak üzere Karacahisar Mahallesi’ne gelmişti. Keşifler son derece sıkışık bir zaman diliminde ve karardan etkilenen arazi sahipleri ile yasal temsilcilerinin anlamlı katılımı olmadan gerçekleştirilmişti. Süregelen kamulaştırma uyuşmazlıkları nedeniyle bölgede toplanan İkizköylüler, üzerinde yazı ve ibare olmayan, şirkete ait olduğunu düşündükleri bir araçla karşılaşmış ve tepki göstermişti. Eylemin ardından Işık, yalnızca haklarını kullandığı gerekçesiyle gözaltına alınmış ve hakkında dava açılmıştı. 31 Mart’ta tutuklanan Işık, 11 Mayıs’ta Danıştay’ın acele kamulaştırma kararına ilişkin yürütmeyi durdurma kararı vermesinin ardından serbest bırakılmıştı.