Birgün
Birgün
3 saat önce

Bir çocuğun rüyası: 'Savaş Bitti'

Çiğdem Yalman KOPAN

Olacağı buydu, gece yarısı oturup da haberleri izlersem elbette üzerime füzelerin düştüğü bir rüya görürüm, ne bekliyordum? Dehşet içinde uyandım, oysa dışarıdan sakin göründüğüme eminim. Otomatik bir hareketle odama gidip elime bir kitap aldım.
İyi bir kitap sizi ya soluksuz maceralara çıkarır ya da derin düşünceler okyanusuna bırakır. David Almond’un Günışığı Kitaplığı’ndan çıkan 'Savaş Bitti' kitabını okurken hem kısacık diyaloglarda nefesim kesildi hem de bir okyanusta ufka bakar gibi derin düşüncelere daldım.

Bazen yüzyıllardır sürüp giden ucu kapalı bir savaş döngüsünde şans eseri hayatta kaldığımızı düşünüyorum, buna da yaşamak diyoruz üstelik. Ancak bir çocuğun ışıltılı merakı, umudu, el değmemiş yargıları bir nebze olsun uzaklaştırıyor beni bu kör kuyulardan. David Almond, 'Savaş Bitti' kitabında karşılıklı askerlerin sıralandığı bir Avrupa haritasına büyüteç tutuyor; bize babası cephede, annesi cephane fabrikasında olan John’un hikâyesini anlatıyor.

“Ben sadece bir çocuğum. Nasıl savaşta olabilirim?” Kitaptan aklımda kalan bu kilit soru, hikâye boyunca John’un da aklında dönüp duruyor. Annesinin reçelini yaptığı kuşburnu içinde tohumlar saklıyor, oysa fabrikada üretilen top mermisi şarapnel saçıyor; üstelik bu iki zıt uç, çoğaltan ve yok eden, aynı dünyayı paylaşıyor. Satırlar ilerledikçe John’la birlikte sordum, merak ettim, korktum.

David Litchfield’in çizimleriyle derinlik kazanan, Azade Aslan’ın ustalıkla Türkçe kelimeler giydirdiği bu çarpıcı hikâyede savaştaki bir ülkenin soğuk, kin dolu atmosferini deneyimlemek mümkün. Çocukların diline kadar uzanan şiddetiyle, sindirilebilir ölçüdeki gerçekliğiyle.

Yazar haritaya tuttuğu büyüteci gezdirdikçe savaştaki bir topluma dair detaylar da ortaya çıkıyor. Kendileriyle yüzleşmeye korkan savaş destekçileri, yangına körük taşıyan biçare emekçiler çoğunluk olmanın avantajını kullanırken savaş ne zaman bitecek? diye merak eden çocukların paralelinde ben savaşmıyorum diyenler azınlık olmanın acısını çekiyor. Yetişkin gözüne çarpan bu gerçekliklerin etkisi, çocukların dile getiremedikleri o soruyu haklı çıkarıyor: Gerçekten, savaş ne zaman bitecek?
'Savaş Bitti', çocuk okurlara dünyanın bir başka yerindeki çocukların kendilerinden farklı olmadığını anlatıp tüm karanlığa rağmen gelecek güzel günlerin umudunu aşılarken yetişkinlere savaş ortamının en masum açıdan bile acımasız hoyratlığını yeniden ve yeniden hatırlatıyor.

Bu hikâye, rüyalarında güzel günlerin geldiğini görenlere, doğaya saçılmış tüm tohumlara, toprağa tohum atanlara, her zaman yaşamı seçenlere. İyi okumalar herkese.

Yaşasın çocuk kitapları.

Haberin tamamını Birgün üzerinde oku