Birgün
Birgün
2 saat önce

Suçu Dünya Kupası’na götürmek

Bu yazıyı yazmayacaktım, fakat yine kurşun askerler ve Fatih Terim çalışanları devreye girince yazmak ahlaki olarak zorunlu oldu.

Hele hele bir öğrencimin maç analizini Montella’yı gömmek üzerine yapınca, bir şeyleri açıklamak farz oldu ki eğitimi eksik kalmış, tamamlamak lazım.

Bu milli takımda Hakan, Arda ve Kenan’ı çıkarttıktan sonra geriye kalacak olan ile bir şeyi başarmak mümkün değilken, bunların yanına eksikliklerine rağmen bir sistem içinde oyuncuları katarak takımı hem Avrupa Şampiyonası’na götürdü hem de Dünya Kupası’na götürdü. Sanki her Avrupa Şampiyonası'na veya her Dünya Kupası'na katılıyormuşçasına öyle bir hava yaratıldı ki artık Montella'nın takımını şampiyon yapması gerekir gibi…

Öyle havaya girdik ki İHA, SİHA havadan inmedi. Şarkılar şampiyon olacak takım üzerine kurulurken, kapitalist sistem üzerinden halkı sömüren firmaların reklamlarında şampiyon olacak takıma göndermeler yaparak satışı yükseltmek üzere tezgahlarını kurdular. Gerçi Infantino sayesinde 3 dakikalık sermaye molası da bunun kanıtıydı.

Soyunma odasına gelen telefon ile müdahaleler eğer oluyorsa, Montella ne yapacak? Tabii ki cevap istifa etsin, gitsin olacak… Tıpkı Del Bosque gibi… Daha çok örnek var ama en kıdemli bu diye yazıyorum. Çünkü kendi çamurumuzda boğularak kendimizi yok etmek ve oluşacak kaostan beslenmek her zaman bir mutlu azınlığa neden olduğundan, bunu pazarlamak ve çıkar ilişkilerini bunun üzerine kurmak çok önemli oluyor.

Montella Merih’i yetiştirmedi, İsmail’i yetiştirmedi, Abdülkerim’i yetiştirmedi, Eren’i yetiştirmedi, Kerem’i yetiştirmedi; tüm eksikliklerine rağmen hepsinden yararlanmak için büyük çaba harcadı.

Yusuf ve Samet onun eline çok geç ve büyük eksikliklerle gelmesine rağmen büyük emek vererek onları belirli bir seviyeye getirdi ki bu kadar emek verdiği oyunculara güvenip milli takıma alması gayet normal olmalı.

En önemlisi, Fatih Terim tarafından yetersiz bulunarak Adana Demirspor’a yollanan Yunus’u getirdiği seviye ona değil ama Galatasaray’a bayağı yaradı. Terim’in kurşun askeri ve basın bülteni haline gelen ki, hatta nereden çıktıysa! Hamza ile Montella’yı gömmek için röportaj yapan spor sayfası GS Spor patentli ve 16 yaşımdan beri okuduğum gazete bile bunu yazmaktan imtina ediyor. 

Avustralya maçında her şeyin çalıştığını söylerken doğru bir tabir kullanan Montella dürüst olmanın bedelini bu ülkede ödemek zorunda kalıyor. 

Irankunda Avustralya maçında karşı atak için en tehlikeli oyuncuydu. İsmail’i Zeki arkasında savunma görevi verirken, Merih ile teke tek kalmasını istememesinden dolayıydı. Ama İsmail’in hatası ve sürekli gereksiz atlamaları, zamanlama hatası yapan Merih’in hatası golü yedirdi. Bunu çalıştıranı anlatan ve önlemin ne olacağının ayrıntılarını veren Montella, tüm bunlara rağmen golü yemelerinin suçunu futbolcularına atacak değil tabii. Ama mental ve entelektüel olarak algı sorunu yaşayan, eğitimden uzak kalan -belki zorunluluktan- ve kültürel alt başlıklarla hayatını sürdüren yerli oyuncuları tüm bu sürece dahil etmek kimsenin harcı değil.

Ha, şimdi Terim diye söylenecek olanlar var. Tabii doğru…

Ama istikrarlı ve sürekli başarı odaklı bir millî takımı sürekli kılmak mümkün olmadığı gibi, bir tane maç üzerinden başarı pazarlanarak — ki gazeteler buna çanak tutar — sonra da imparatorluklar oluşur.

Montella’nın tek suçu var: bu kadroyu her şeye rağmen hem Avrupa Şampiyonası’na hem de Dünya Kupası’na peş peşe götürmek.

Umarım bu şampiyonadan sonra Montella istifa eder ve kendi çamurumuzda oynamaya devam ederiz.

Haberin tamamını Birgün üzerinde oku