Emeğin çok boyutlu krizini veriler gözler önüne seriyor. Bir yanda üretimin yükünü sırtlayan sektörlerde işçiler işsiz bırakılırken diğer yanda diplomalar istihdama yetmiyor. İş bulabilenler için de tablo parlak değil.
Uzayan çalışma saatleri, esnek çalışma adı altında yaygınlaştırılan belirsizlik ve düşük ücretler, iş cinayeti tehdidiyle çalıştırılan milyonları yoğun stres ve tükenmişlikle karşı karşıya bırakıyor.
İktidarın yıllardır "istihdam başarısı" olarak sunduğu rakamların ardında yatan gerçeklik sanayide daralan istihdam, genç işsizliği, güvencesiz çalışma biçimlerinin yaygınlaşması ve işçi sağlığı önlemlerinin maliyet kalemi olarak görülmesi oldu. Ülke, işçi ölümlerinde Avrupa ile kıyas kabul etmeyecek bir noktaya sürüklenmiş durumda. Sanayideki çözülmeden gençlerin işsizliğine, çalışma yaşamındaki yıpranmadan iş cinayetlerine uzanan veriler, emekçilerin karşı karşıya olduğu krizin farklı yüzlerini ortaya koyuyor.
***
SANAYİDE KAN KAYBI DURMUYOR
TÜİK’in açıkladığı Nisan ayı ücretli çalışan istatistikleri, sanayideki çözülmeyi bir kez daha gözler önüne serdi. Toplam ücretli çalışan sayısı yıllık bazda yüzde 2 artarak 15 milyon 968 bin 711 kişiye yükselse de bu artışın arkasında sanayideki istihdam kaybı gizlenemedi.
Verilere göre sanayi sektöründe ücretli çalışan sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,4 azaldı. Aylık bazda görülen sınırlı artışlar ise üretim cephesindeki kan kaybını telafi etmeye yetmedi. Özellikle emek yoğun sektörlerde yaşanan daralma, ekonomik krizin yükünün bir kez daha işçilerin omuzlarına bırakıldığını gösterdi.
MADENCİ İŞSİZ BIRAKILIYOR
Kayıpların en sert hissedildiği alanlardan biri madencilik oldu. Kömür ve linyit madenciliğinde çalışan sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19,3 geriledi. Bir ay öncesine göre de yüzde 3,5’lik düşüş kaydedildi. Tekstil sektöründe işçi sayısı yıllık yüzde 8,5 azalırken giyimde imalatında kayıp yüzde 9’a ulaştı. Deri ürünleri imalatında da çalışan sayısı bir yılda yüzde 9,1 geriledi. Ülkenin ihracat ve sanayi üretiminde önemli yer tutan ana metal sanayiinde de tablo benzer. Bu sektörde çalışan sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,3 düştü.
Toplam istihdamdaki artışın kaynağı inşaat ve hizmetler oldu. Sanayide çalışan sayısı azalırken inşaat sektöründe istihdam yüzde 6,8, ticaret ve hizmetlerde ise yüzde 3,4 arttı.
***
YENİ MEZUNLAR İŞE ALINMIYOR
Eurostat verilerine göre, Avrupa Birliği’nde eğitimini son 1 ila 3 yıl içinde tamamlayan ve öğrenimine devam etmeyen 20-34 yaş aralığındaki gençlerin istihdam oranının yüzde 83’e ulaştı. Türkiye ise yüzde 64’le AB ortalamasının 19 puan altında. Eurostat verilerine göre AB’de yeni mezunların istihdamı 2025 itibarıyla yüzde 83 seviyesine çıktı. Türkiye sıralamanın alt basamaklarında yer aldı. Türkiye’nin altında yüzde 62,4 ile Yunanistan, yüzde 58,9 ile K. Makedonya ve yüzde 58,7 ile Bosna Hersek bulunuyor. Ülkede yeni mezun erkeklerin istihdam oranı yüzde 76’ya ulaşırken, kadın mezunlarda bu oran yüzde 52,7’de kaldı.
***
STRESLİ VE TÜKENMİŞ HİSSEDİYOR
İstanbul Planlama Ajansı, “Çalışma Hayatında Sınırlar, Esneklik ve ‘İyi İş’ Algısı” araştırması yaptı. Katılımcıların yüzde 35,2'si esnek çalışmayı “belirsizlik ve plansızlık” olarak tanımladı.Araştırmada, İstanbul’da işçilerin yüzde 49,6’sı fiziksel emek ağırlıklı bedensel güç gerektiren işlerde çalışıyor.
“Esnek çalışma” kavramıyla ilgili soru, çalışanların bu düzenlemeyi nasıl deneyimlediğine dair bir tablo ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 48,7’si esnekliği, iktidarın zihinlere yerleştirmeyi hedeflediği biçimiyle “özgürlük ve iş-özel hayat dengesi” şeklinde tanımlayıp olumlu biçimde görürken yüzde 35,2'si “belirsizlik ve plansızlık”, yüzde 16,1'i ise “sürekli ulaşılabilirlik baskısı ve bitmek bilmez işler” olarak tanımladı. Esneklik, emekçinin yarısından fazlası için olumsuz anlam taşıyor.
İstanbul’da çalışan nüfusun önemli bir kesimi yoğun stres altında. Katılımcıların yüzde 40,5'i iş kaynaklı yoğun stres yaşadığını ifade etti. Katılımcıların yüzde 35,2'si tükenmiş hissettiğini belirtirken yüzde 46,4'ü ise tükenmişlik hissetmediğini kaydetti.
***
İŞ CİNAYETLERİNDE RAKİPSİZ LİDER
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) Mayıs 2026 raporu, ülkede iş cinayeti rejiminin sınır tanımaz boyutunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Mayısta en az 212 işçi iş cinayetlerinde yaşamdan koparılırken yılın ilk 5 ayında iş cinayetinde yaşamını yitiren işçi sayısı en az 835’e çıktı. Bu oran, bazı Avrupa ülkelerindeki birkaç yıllık ölüme denk. Mayıs ayında 7 çocuk işçi yaşamını yitirirken çocuklardan biri MESEM kapsamında çalıştırılıyordu. 2023'ten bu yana MESEM'lerde en az 20 çocuk öldü. Mayıs ayında en az 13 kadın işçi yaşamını yitirdi. Bu ayda en az 16 göçmen işçi de iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Mayıs ayında 50’li, 60’lı ve 70’li yaşlarda en az 71 işçi ve emekçi yaşamını yitirdi. Bu sayı, Mayıs ayındaki iş cinayetlerinin yüzde 38’ine karşılık geliyor.
ÖLÜMLER AB'Yİ KATLIYOR
Eurostat verilerine göre, AB üyesi 27 ülkede toplam iş cinayeti sayısı 3 bin 298 oldu. Almanya'da bir yılda 403 işçi öldü. Polonya'da ölümler 168 olarak hesaplandı. Bir yılda İzlanda'da 1, Malta'da 5, Estonya'da 10 işçi öldü. Yunanistan'da 37, Macaristan'da 61 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.
Türkiye'de 5 aylık işçi ölümlerine bakıldığında her gün neredeyse 6 işçi iş cinayetlerinde yaşamdan koparılıyor. Ülkede Mayıs ayında yitirilen en az 212 işçi, Polonya'da bir yıl içinde çalışırken iş cinayetinde ölen işçilerden fazla.