Havaların ısınmasıyla birlikte kene vakaları artarken, Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Alper Şener'den hayati uyarılar geldi. Ölümcül Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'nin (KKKA) yanı sıra daha sinsi ilerleyen Lyme hastalığına dikkat çeken Şener, 'İstanbul'daki keneler hasta etmez' yanılgısına karşı büyükşehirlerde yaşayanları da uyardı.
CGTN Türk Radyo’da yayımlanan Akşam Raporu programında Özgür Özbakır ve Kaan Yiğit Külahlı’nın konuğu, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener oldu. Şener, programda kene ısırmaları, keneler yoluyla bulaşan hastalıklar ve korunma yöntemlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.
İşte Prof. Dr. Şener’in açıklamalarından öne çıkan detaylar ve keneden korunmanın yolları:
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA): Erken müdahale hayat kurtarıyor
Kenelerin taşıdığı en bilindik ve korkutucu hastalıkların başında Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) geliyor. Prof. Dr. Şener, KKKA'nın viral bir hastalık olduğunu ve maalesef %10 ila %15 civarında ölümcül seyretme potansiyeline sahip olduğunu belirtiyor.
Dünyada KKKA ölüm oranları %30'ları bulurken, Türkiye'de kan tedarik sisteminin iyi işlemesi sayesinde bu oran %5 ile %10 arasında değişiyor.
Hastalığın ilk belirtileri, kene ısırığından yaklaşık bir hafta-10 gün sonra ateş, titreme, kas ve eklem ağrıları ile ortaya çıkıyor. İlerleyen süreçte kan pulcuklarının (pıhtılaşmayı sağlayan hücreler) düşmesiyle birlikte mide, bağırsak ve akciğer gibi organlarda ölümcül iç kanamalar meydana gelebiliyor.
Lyme hastalığı daha sinsi: "Öldürmüyor ama süründürüyor"
Halk arasında genellikle Kırım Kongo daha fazla bilinse de, Prof. Dr. Alper Şener bakteriyel bir hastalık olan Lyme'ın (Borelyoz) enfeksiyon hastalıkları açısından çok daha sinsi ve tehlikeli olduğuna dikkat çekiyor.
Şener, Lyme hastalığını şu sözlerle özetliyor: "Kişiler yıllarca doktor doktor gezebiliyorlar. Tanı alamıyorlar. Kalp tutulumu, beyin tutulumu, sinir tutulumları olabiliyor... Ölümcül değil ama hani öldürmüyor ama süründürüyor". Hastalığın kene ısırığından 1 hafta ile 10 gün sonra cilt bulgularıyla başladığını, 3-6 ay içinde eklemlere, ilerleyen yıllarda ise kalbe ve beyne kalıcı hasarlar verebileceğini belirtiyor.
Büyükşehirlerde kene riski yok mu?
En büyük yanılgılardan biri de büyükşehirlerdeki park ve bahçelerdeki kenelerin zararsız olduğu düşüncesi. Prof. Dr. Şener, Türkiye'de görülen kene türlerinin hemen hemen tamamının hastalık bulaştırma ve taşıma yetkisine sahip olduğunu belirterek, "İstanbul'daki keneler kesinlikle hasta etmez" garantisinin verilemeyeceğinin altını çiziyor.
Bununla birlikte hastalığın Sivas, Tokat ve Samsun deltası gibi bölgelerde daha yoğun (endemik) olarak görülmesinin sebebi; kene nüfusunun o bölgelerde daha fazla olması ve anneden yavru keneye virüs geçişinin çok sık yaşanmasıdır.
Vücuda yapışan kene nasıl çıkarılmalı? Çocuğunuz varsa dikkat!
Uzmanlara göre en akılcı yöntem, vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmaktır. Ancak ulaşılamayan durumlarda dikkat edilmesi gerekenler şunlar:
- Kenenin ciltte kaldığı süre uzadıkça, kan emmesini kolaylaştırmak için tükürüğüyle birlikte virüs veya bakteriyi kana karıştırma (kusma) ihtimali artar. Bu döngüyü hızlıca kesmek hayati önem taşır.
- Mümkünse kene bir bütün halinde, karton gibi sert bir cisimle veya bir toplu iğne ile araya girilerek deriden uzaklaştırılmalıdır.
- Zeytinyağı dökmek veya çakmakla ısı uygulamak kenenin bırakmasını nadiren sağlar ve cilde zarar verebilir.
- Çocuklar için özel bir uyarı yapan Prof. Dr. Şener; kenelerin çocukların dış kulak yoluna, genital ve makat (perianal) bölgelerine tutunabildiğini belirtiyor. Çocukların "kulağımda bir şey var" veya "makatım kaşınıyor" şeklindeki şikayetlerinin ciddiye alınarak mutlaka muayene edilmesi gerekiyor.
Kene ısırmalarından korunmanın 4 altın kuralı
Özellikle Nisan ayında başlayıp 15 Eylül'e kadar devam eden "kene sezonunda" alınması gereken tedbirler hayat kurtarıyor. İşte Prof. Dr. Alper Şener’in en önemli 4 korunma önerisi:
- Yüksek otların bulunduğu kırsal alanlarda dolaşırken şort yerine uzun pantolon giyilmeli ve dededen kalma yöntemle pantolon paçaları uzun çorapların içine sokulmalıdır.
- Doğa yürüyüşleri ve piknik dönüşlerinde mutlaka tüm vücut kene açısından detaylıca kontrol edilmelidir.
- Başıboş köpekler veya kendi evcil hayvanınızın üzerindeki keneyi çıkarırken kanla teması önlemek adına çıplak elle değil, mutlaka eldivenle müdahale edilmelidir.
- Kamp yapılacaksa çadır etrafında ve vücutta kene kovucu sprey ve tozlar kullanılmalıdır.