Birgün
Birgün
2 saat önce

Tuncer Bakırhan: Bu kararı ana muhalefetin iç meselesi olarak görmedik

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM'deki grup toplantısında konuştu. 

Türkiye'de siyasete yönelik yargı müdahalelerinden bahseden Tuncer Bakırhan, CHP'de genel başkanlık değişiminin yaşandığı kurultay hakkında verilen 'mutlak butlan' kararını eleştirdi ve şunları söyledi:

"Zaman; adaletin ve eşitliğin zamanı. Türkiye tarihi yargı eliyle siyasete verilen ayarlarla dolu. Bu ülkede Kürtler, sosyalistler, Aleviler hep tehdit sayıldı. Farklı inançlar ve kimlikler hep tehdit sayıldı. Çözüm değil bastırma vardı. En çok da demokratik siyaset hakkı tehdit sayıldı. Kürtlerin partileri hep kapatıldı ama hepsinde yeniden örgütlendi. Bugün muhatap CHP olabilir ama refleks tanıdıktır. Bu karar siyasi çoğulculuğa tahammülsüzlüğün yeni bir halkasıdır. Bu halkaya kimin dahil edilip edilmediği belli değildir. Bu kararı ana muhalefetin iç meselesi olarak görmedik. Hukuk eğilip bükülemez. Biz bu düzene itiraz ediyoruz."

"BU ÜLKENİN ÇIKIŞ YOLU GÜÇLÜ DEMOKRASİDİR"

Bakırhan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Emeğin bu kadar ucuz, ekmeğin bu kadar pahalı olduğu bir düzende huzur olur mu? Ekmekle demokrasi ve barış ayrılamaz. İş cinayetlerinde yaşamlarını kaybedenleri de saygı ve minnetle anıyoruz. Bu tablo kader veya çaresizlik değil. Bu ülkenin çıkış yolu güçlü demokrasi, bağımsız hukuk, eşit yurttaşlık, emeğin hakkı ve toplumsal barış. Türkiye gerçek bir demokratik cumhuriyete ihtiyaç duyuyor. Türkiye'nin en acil ihtiyacı hukuktur. Yargı adil ve bağımsız olmalıdır."

"DEMOKRATİK CUMHURİYET BİR ORTAK YAŞAM SÖZLEŞMESİDİR"

Bir 'yol haritası' hazırladıklarını ifade eden Bakırhan, bunları 3 maddede anlattı: 

"Birincisi; Türkiye gerçek bir çoğulculuğa ve demokratik bir düzene ihtiyaç duyuyor. Bu ihtiyacın adı demokratik cumhuriyettir. Demokratik cumhuriyet yalnızca bir yönetim modeli değil, aynı zamanda bir ortak yaşam sözleşmesidir. Zemin eşit yurttaşlık, çatı demokratik cumhuriyet, ortak ad Türkiyeliliktir.

'YARGININ TEK PUSULASI ADALET OLMALIDIR'

İkincisi; Türkiye’nin en acil ihtiyacı hukuktur. Yargının tek pusulası adalet olmalıdır. Hâkim kürsüsünde kararı veren hukuk mu olacak, güçlü olan mı olacak? İşte demokrasinin sınavı burada başlıyor. Yargı adil ve bağımsız olmalı, temel özgürlükler güvence altına alınmalı, kuvvetler ayrılığı gerçek anlamda işletilmelidir. CHP’ye yönelik butlan kararında, Kürt siyasetçilerine yönelik davalarda, en başta Kobane kumpas davasında, gazetecilere, sendikacılara ve gençlere yönelik baskılarda aynı hukuk krizinin farklı yüzlerini görüyoruz. Bu kriz çözülmeden ne demokrasi güçlenir ne de toplum rahat nefes alır.

'HER EVİN TEMEL İHTİYACI İKTİSADİ ADALETTİR'

Üçüncüsü; bugün her evin temel ihtiyacı iktisadi adalettir. Ekonomi, eşitlik ve adalet temelinde yeniden kurulmalıdır. Bir ülkede gökdelenler yükselirken çocuklar yatağa aç giriyorsa orada refah değil, derin bir haksızlık ve eşitsizlik vardır. Sendika hakkı, grev hakkı ve toplu sözleşme hakkı anayasal haklardır. Bu haklar kâğıt üzerinde değil, hayatın içinde güvence altına alınmalıdır."

"ÇERÇEVE YASA ARTIK ERTELENEMEZ"

Süreç hakkında da konuşan Bakırhan, yasal adımların bir an önce atılması çağrısı yaptı. Kritik bir eşikte olunduğunun altını çizen Bakırhan, 'dört temel yasal düzenlemenin' zorunlu olduğunu belirterek yasa önerilerini şu şekilde detaylandırdı:

"Bütün bu çözüm başlıklarının kilidi, Kürt meselesinin demokratik çözümündedir. Kürt meselesi çözülmeden Türkiye’nin demokrasisi de ekonomisi de dış politikası da kalıcı istikrara kavuşamaz. Çünkü bu mesele yalnızca Kürtlerin meselesi değildir. Bu mesele, cumhuriyetin demokrasiyle tamamlanma meselesidir. Bu mesele, hukukun bütün yurttaşlar için eşit işlemesi meselesidir. Bu mesele, Türkiye’nin kendi halkıyla barışma meselesidir. Yüz yıl boyunca bu düğüm baskı ve inkarla çözülmeye çalışıldı; her seferinde daha fazla dolandı. Oysa bu düğümü siyaset çözer, hukuk çözer, cesaret çözer. Kürt meselesini çatışma zemininden çıkarıp siyaset ve hukuk zemimine taşıyacak çerçeve yasa artık ertelenemez. Dört temel düzenlemeyi zorunlu görüyoruz. Kalıcı çözüm için Çerçeve Yasa. Demokratik bütünleşme ilkelerini güvence altına alacak Demokratik Toplum Yasası. Yerel demokrasiyi, sivil toplumu ve siyasi katılımı güçlendirecek Genişletilmiş Yerel Demokrasi Yasası ve Özgür Yurttaş Yasası. Bu adımar taviz değildir, eşit yurttaşlığın gereğidir. Meclis kapanmadan Çerçeve Yasa kesinlikle çıkarılmalıdır. Oyalanmadan, yokuşa sürülmeden bu adımlar artık atılmalıdır."

Haberin tamamını Birgün üzerinde oku