Halkın gazetesi BirGün, çıktığı günden beri halkının çıkarları için cesurca, kararlılıkla haberler yaparken, o haberleri analiz etmek, çarpıcı söyleşilerle görünenin arkasındaki gerçeği açığa çıkarmak için yayımlanan BirGün Pazar, 1001’inci sayısına ulaştı.
Ne mutlu…
İlk olarak Güldal Kızıldemir’in çabalarıyla başlayan hikâye, uzun yıllar gazete boyutunda ve değerli yazarların katkılarıyla sürdü. Kızıldemir sonrasında ekin yükünü çeken editör arkadaşlarımız büyük bir özveri gösterdiler ve BirGün Pazar gazetenin ilk yıllarında, en zor ekonomik şartlarda ayakta kaldı.
2007-2008 yıllarında başlayan siyasi operasyonlarla ülkenin demokratikleşeceğine dair beklentiye karşı çıkan BirGün çizgisi, 12 Eylül 2010 referandumunda “2 HAYIR BİRDEN” diyerek belirginleşti. O dönemlerde BirGün Pazar’da çıkan yorum ve analizler, AKP’lilerin, bugün FETÖ denen gerici çetenin ve onun çevresinde birikmiş liberal-sol liberal kesimin hedefinde yer aldı. Bugün ise o referandumla birlikte değişen yargı yapısının sonuçlarını yaşıyoruz.
2012 yılından itibaren BirGün Pazar, dönemin genç editörlerinin ellerinde tabloid boya geçerek, “toplumsal muhalefetin ortak sesi olma yolunda” önemli bir hamle yaptı. Hem siyasi kafa karışıklığına karşı bir hafta boyunca elde gezdirilen bir eke dönüştü hem de sol muhalefetin popülerleşmesine katkı sundu, yeni bir dil geliştirdi. Gerici, rantçı, emek ve kadın düşmanı politikalara karşı sürdürdüğü tavrı, usta kalemlerin lezzetli yazılarıyla birleştirmeyi başardı. 2013 Haziran günlerinde BirGün Pazar, kimi zaman BirGün GEZİ adıyla çıkarak, bir parktan yükselen umut iklimini sayfalarına taşıdı. O dönemde halkının yanında olan aydın, sanatçı ve yazarlara kapılarını açtı.
BirGün Pazar, 2014 sonrasında farklı kapak tasarımları da denedi.
Dünyada The New Yorker dergisiyle tanınan sadece illüstrasyonlarla çıkan yazısız kapaklar Zeynep Özatalay, Carlos Latuff gibi önemli isimlerin ellerinden çıktı. Bugün siyaset, edebiyat, akademi alanında tanıdığımız pek çok önemli ismin yolları da ilk kez BirGün Pazar’dan geçti. Haftanın Öyküsü gibi özgün içerikler, dergiye renk kattı.
Türkiye tek adam rejimine doğru ilerlerken, yolsuzluklara, darbelere, gerici saldırılara karşı BirGün Pazar önemli bir pusula oldu. Mühürsüz oylarla geçirilen referandum öncesi HAYIR kampanyasının kürsüsü olmayı başardı. Farklı “HAYIR”ları birleştirerek, toplumsal tepkinin güncel adresi oldu.
Geçtiğimiz yıl iktidarın yargı darbesine karşı Beyazıt’tan başlayan gençlik isyanı Pazar’ın sayfalarına da taştı.
Yalnızca haber takibi, uzman yorumları değil, bizzat barikatları yaran öğrencilerin fikirleri, hayalleri, “ne yapmalı” soruları uzun süre Pazar sayfalarında tartışıldı.
Geçen yıllarda BirGün Pazar, siyasetin süratle önümüze bırakılan gündemleri içerisinde kaybolmamak için yıllar içerisinde farklı yöntemlere başvurdu. 1 yılı aşkın süre aralıksız yayınlanan Hatırlatmalar sayfaları, yalnızca Türkiye’nin yakın tarihine dair unutulmuş ya da göz ardı edilmiş bir tarihi değil, bizzat bugün deneyimlediğimiz karanlığın kökenlerini ve geçmişin çıkış yollarını göstermeyi amaçlıyordu.
BirGün Pazar 2023 yılında gazeteciliğin dijitalleşme sürecinde, ertesi gün çıkan “anlık” haberin değil yorumun öne çıktığı bir dönemde, ana gazeteyle birleşerek BirGün Pazar Gazetesi hâlini aldı. Böylece gelecekte tüm pazar günü gazetesinin, belki BirGün Pazar olacağı bir yolun da önünü açtı. Gazete okuma oranının gerilediği, hafta sonu gazetelerinin okurlar için yeni bir model olduğu günlerde BirGün Pazar da kendisini yeniledi. Politika Kolektifi imzalı yazılar, seçimlerden önce yaptığı uyarılarla, birleşik muhalefet çağrılarıyla önemli bir yol gösterici oldu.
Bin bir emekle 1000 sayı geride kaldı ve şimdi...
"her şey doludizgin ve çoğul, şimdi her şey kesintisiz ve sürekli bir devrim gibi…”