Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 68'i tutuklu 414 ismin yargılandığı İBB davasında yeni hafta başladı.
Bugün, davanın 50'nci celsesi görülüyor.
Bir önceki haftanın son duruşmasında itirafçılık ifadesini geri çeken Medya A.Ş. Reklam Müdürü Elif Güven ve Medya A.Ş. çalışanı Fatoş Ayık savunma yapmıştı.
Yeni hafta ise, Fatoş Ayık’ın yarım kalan sorgusuyla devam edecek. Daha sonra Serap Karay ve Taner Çetin’in savunmasına geçilmesi bekleniyor.
Dava kapsamında savunması alınmayan 17 tutuklu sanık kaldı.
- CANLI BLOG
11.25 | ONGUN'DAN AYIK'A SORU
İmamoğlu’nun ardından Medya A.Ş.’nin yönetim kurulu başkanı Murat Ongun, Fatoş Ayık’a “Ben ya da Emrah Bağdatlı’nın bir baskı yaptığına şahit oldunuz mu, sizi kuruma ben mi yerleştirdim?” diye sordu. Ayık, “Hayır” yanıtını verdi.
11.10 | İMAMOĞLU'NDAN AÇIKLAMALAR
Duruşmanın başında Ekrem İmamoğlu, geçen hafta İBB davasında tutuklu yargılanan Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in duruşmada anlattığı çıplak arama iddiasıyla ilgili konuştu.
"TÜRKİYE'NİN VİCDANI İÇİN ÖNEMLİ"
Soruşturma başlatması nedeniyle İçişleri Bakanlığı'na teşekkür eden İmamoğlu, "İçişleri Bakanlığı'na teşekkür ediyorum. Aynı hassasiyeti Adalet Bakanlığı'ndan da bekliyorum. SEGBİS kaydı incelenir ve ortaya çıkar durum ama Adalet Bakanlığı'nın bunu bildiği halde susmasını vahim buluyorum. Adalet Bakanlığı'nın da bir inceleme açmasını umuyorum. Bu, Türkiye'nin vicdanı için de önemli" dedi.
Gürlek sessiz kaldı, Emniyet reddetti, İçişleri Bakanlığı soruşturma başlattı
Fatoş Pınar Türker’in geçen hafta salı günü görülen duruşmada anlattığı çıplak arama, kötü muamele, psikolojik baskı, çocukları üzerinden tehdit edilme ve cezaevi koşullarıyla ilgili açıklama yapan İstanbul Emniyet Müdürlüğü, iddiaları soruşturmak yerine tamamen reddetmişti. İçişleri Bakanlığı ise iddialarla ilgili soruşturma başlatıldığını, Mülkiye Müfettişi ve Polis Müfettişi görevlendirildiğini duyurmuştu. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise Türker'in anlattıklarıyla ilgili kendisine sorulan soruyu yanıtsız bırakmıştı.
Beyanda bulunmak üzere söz alan İmamoğlu, davada geçen hafta yaşanan diğer gelişmelerle ilgili de konuştu.
"NORMAL BİR YARGILAMA SÜRECİNDE DEĞİLİZ"
İmamoğlu, şunları söyledi:
"Burada hepimize asrın yolsuzluğu diye yutturulmaya çalışılan süreçte neler yaşadığımızın farkına vardığınızı düşünüyorum. O yüzden Perşembe günü verilecek kararda vicdan değerlendirmenizi en üst seviyede tutmanızı umuyorum. Normal bir yargılama süreci içinde değiliz. Savunma yapıp ayları geride bırakan arkadaşların da bir fırsat elde etmesini umuyorum. Onur Gül Çeşme'de tutuklandı, sekreter ve 3 şoför arkadaş 13. ayını doldurdu. Ortada iddianameyi bırakın ortada gezen bir şey de yok. Çok trajik bir durum bu. 3 tane şoför bir asistan ve bir dönem kurumumuzda yöneticilik yapmış bir isim 13 aydır tutuklu bunu hatırlatmak istedim."
11.00 | DURUŞMA BAŞLADI
İBB davasında tutuklular alkışlarla duruşma salonuna getirildi. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu "Ekrem başkan" sloganlarıyla selamlandı. Mahkeme heyetinin de yerini almasıyla duruşma başladı.
İDDİANAMEDEN
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.
Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 89'u tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 402 kişi "sanık" olarak bulunuyor.
İddianamede yer alan "örgüt" şemasında, tutuklu Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu iddia ediliyor.
İMAMOĞLU'NUN 2 BİN 430 YIL 6 AYA KADAR HAPSİ İSTENİYOR
İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.
İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.
İddianamede, yakalandıktan sonra işlendiği iddia edilen suçlarla ilgili bilgi veren sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.
Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
BİRLEŞEN DOSYA
Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 isim hakkında hazırlanan iddianamede bu davayla birleştirilmişti.
İddianamede, tutuklu İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.
Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 33 kişinin tahliyesiyle davada 77 tutuklu sanık bulunuyor.