Birgün
Birgün
11 saat önce

İBB davasında 50. gün sona erdi: "Bu dava çöktü, önümüze bakalım"

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 68'i tutuklu 414 ismin yargılandığı İBB davasında yeni hafta başladı.

Bugün, davanın 50'nci celsesi görüldü.

Bir önceki haftanın son duruşmasında itirafçılık ifadesini geri çeken Medya A.Ş. Reklam Müdürü Elif Güven ve Medya A.Ş. çalışanı Fatoş Ayık savunma yapmıştı. 

Yeni hafta, Fatoş Ayık’ın yarım kalan sorgusuyla başladı. Daha sonra Serap Karay savunmasını yaptı. Karay'ın savunmasının ardından duruşmaya ara verildi. Aradan sonra Sarap Karay'ın avukatının savunmasını tamamlamasının ardından İBB Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Taner Çetin’in savunmasına geçildi.

Dava kapsamında savunması alınmayan 15 tutuklu kaldı. 

  • CANLI BLOG

20.20 | "BU İŞ ÇÖKTÜ, ÖNÜMÜZE BAKALIM"

Duruşma sona erdi. Ekrem İmamoğlu, salondan ayrılırken duruşmayı takip edenlere "Bu iş çöktü. Önümüze bakalım önümüze" diye seslendi.

Yarın devam edecek duruşmada, tutuklu İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Buğra Gökçe 15 ayın ardından ilk kez konuşacak.

19.10 | İMAMOĞLU'NDAN ÇETİN'İN MARUZ KALDIĞI MUAMELEYE TEPKİ

Taner Çetin'in savunması sonrası Ekrem İmamoğlu söz aldı.

İmamoğlu, Çetin'in savcılıkta karşılaştığı üsluba tepki göstererek şunları kaydetti:

"Anladığım kadarıyla, bana da atıf yapılarak yürütülen sorgu sürecinde, hukukçuların değerlendirmelerine göre usule uygun olmayan bir sorgulama yöntemi uygulandığı yönünde bir kanaat oluşmuştur. Ben hukukçu değilim; ancak hukukçu arkadaşlarımızın değerlendirmelerinden anladığım kadarıyla bunu ifade ediyorum. 

Eğer savcılık makamı adına, Cumhuriyet Savcılığı gibi ciddi bir makam adına, kişisel hakaret veya yönlendirme içerikli bir yaklaşım söz konusu olmuşsa, bunun hem meslek etik kuralları açısından hem de hukuk devleti ilkesi açısından ciddi bir sorun oluşturacağını düşünüyorum. Bu nedenle bu süreçlerin ilgili merciler olan Adalet Bakanlığı ve HSK tarafından değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha ifade ediyorum. Ayrıca, bu tür iddiaların somutlaştırılması, kamera kayıtları ve benzeri deliller üzerinden açık şekilde incelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Aksi halde bu durum ciddi bir güven zafiyeti oluşturacaktır. Bu ifadeleri kullanan kişinin tespit edilmesi gerektiğini de ayrıca ifade ediyor ve en güçlü şekilde kınıyorum."

İmamoğlu'nun sözlerinin ardından avukatların beyanı başladı.

17.00 | DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Çetin'in savunmasının ardından duruşmaya ara verildi. Aradan sonra Çetin'in sorgusuna geçilecek. Ardından Çetin'in avukatları savunma yapacak. 

16.30 | "TAHLİYEMİ TALEP EDİYORUM"

Savunmasının sonunda hem çalışma arkadaşlarının hem kendisinin tahliyesini isteyen Taner Çetin, sözlerini şöyle tamamladı: 

"Yanlış yapmadılar. Çünkü biliyorum, tanıyorum. Onlar benim yıllarca omuz omuza çalıştığım insanlar. Ve ben bugün burada kendi tahliyemden önce onların özgürlüğünü düşünüyorum. Benim içeride bir tane bile arkadaşım, bir tane bile evladım kalmasın istiyorum. Bu nedenle öncelikle çalışma arkadaşlarımın hakkında tahliye değerlendirilmesi yapılmasını, ardından da kendi tahliyemi talep ediyorum. Dinlediğiniz için teşekkür ediyorum."

16.10 | "GERİ KALAN 58 KİŞİ NEREDE?"

Mahkemede hakimin yüzüne bile bakmadan kendisini tutukladığını, Silivri Cezaevi'ne girdikten 15 gün sonra hiçbir bilgi verilmeden İzmir'e sevk edildiğini söyleyen Çetin, "12 ihaleden sorumluyum. Bu 12 ihalede 60 komisyon üyesi var. Ama burada 2 kişi var. Geri kalan 58 kişi nerede? Doğru olan zaten burada olmamaları" ifadelerini kullandı. Çetin, savunmasında kendisini "Ben biraz kıl bir daire başkanıyım. Her sene Sayıştay'a hazırl olmak için denetim isterim" diyerek tanıttı.

"35 YILDIR ATTIĞIM TÜM İMZALARIN ARKASINDAYIM"

Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen ve "İdari tercihlerin ceza dosyasına dönüştürülmesine itiraz ediyorum" sözleriyle savunmasını sürdüren Çetin, "35 yıldır attığım tüm imzaların arkasındayım" dedi. Çetin, "Bunlar ağır ceza mahkemesinin konusu değil. Tamamen sizin vaktinizi boşa harcadıklarını düşünüyorum. Bunlar idare mahkemesinin konusudur" ifadelerini kullandı.

15.50 | SAVCIDAN TUTUKLUYA: SENİN EKREM'İN DE ZATEN DİPLOMASI YOK!

Savunmasına başlayan Taner Çetin, savcılıkta yaşadıklarını şu şekilde anlattı:

"Oğlum yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim bir savcı ilk olarak ‘Gel bakalım Taner’ dedi ve içeriye girdim. Elindeki tespihi göğsünün üzerinde çekerek ‘Sen 63-64 yaşına gelmişsin. Burdan çıkamazsın. Suçların belli, şansın yok. Gel etkin pişmanlıktan faydalan ben de seni çıkarayım’ dedi. Bana sosyal medyada çıkan, bazı kadın çalışma arkadaşlarımın isimlerini sorarak çirkin ifadelerde bulundu. ‘Sen ne mezunuydun?’ diye sordu sonra. ‘Sen ilkokul mezunu muydun? Ne mezunusun diploman yok galiba’ dedi sonra. Daha sonrasında dedi ki ‘Zaten senin Ekrem’in de diploması yok. Senin gibi adamları doldurmuş buraya’ dedi." 

15.20 | TANER ÇETİN'İN SAVUNMASI BAŞLADI

İBB Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Taner Çetin'in savunması başladı. 1990 yılında Silivri Belediyesi'nde başlayan bir iş hayatı olduğunu ifade eden Çetin, "Özel hayatımla kamuoyuna hedef gösterildim, sosyal medyada linç edildi. Çalışma arkadaşlarımla ilgili çıkan çirkin belaltı haberlerin kasıtlı olduğunu düşünüyorum" diyerek sözlerine başladı.

15.15 | KARAY İÇİN TAHLİYE TALEBİ

Müvekkilinin hükümlü koğuşunda kaldığını ifade eden Donat, "Serap Hanım 392 gündür tutuklu. Kendisini 60 dakika savundu. Koğuşa döndüğünde korktuğunu söylüyor" dedi. Donat, Serap Karay'ın el konulan materyallerini geri verilmesini ve tahliye edilmesini talep etti.

14.40 | DURUŞMA DEVAM EDİYOR

Ara sona erdi, duruşma Serap Karay’ın avukatı Kerem Donat’ın savunmasıyla başladı. Dava sürecinde “Savcı tutukladı, savcı serbest bıraktı” gibi ifadelerin kullanıldığını söyleyen Donat, “Bu, geldiğimiz noktayı anlatıyor” dedi. Donat, soruşturma makamına da katibine de ulaşamadıklarını, dosya kapsamında olmayan bir çok iddiayla basın yoluyla karşı karşıya kaldıklarını ifade etti.

Müvekkiline yöneltilen suçlamalarla ilgili mahkeme başkanına seslenen avukat Donat, "Biraz fazla kopyala yapıştır olmuş" dedi ve Serap Karay'ın bu kadar eylemin içinde bulunmasının nedenini personel eksikliğiyle açıkladı. Donat, "Birçok ihalede görev alması olağandışı ya da suç değil. Personel eksikliğinden kaynaklanıyor" ifadelerini kullandı.

12.30 | DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Karay'ın sorgusunun ardından mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.

12.10 | SERAP KARAY’IN SAVUNMASI

Ayık'ın ardından Serap Karay'ın savunmasına geçildi. 13 ayın uzun bir süre olduğunu vurgulayan Karay "İnsan 13 ayda çok şey öğreniyor. Ben de cezaevinin ne olduğunu öğrendim. 20 yılı aşkın kamu hizmetimin sonunda suçsuzluğumu anlatacağım aklıma gelmezdi. İnsanın özgürlüğünü kaybetmesi çok ağır. Özgürlüğümü yalnızca kendim için değil aynı zamanda birlikte daha ne kadar vakit geçireceğimi bilmediğim ailem için de istiyorum" diyerek savunmasını noktaladı.

11.40 | "İNSAN ONURUNA AYKIRI ŞEYLER OLDU"

Daha sonra Ayık'ın avukatı Uğur Güner savunmasına başladı. "15 aydır tutukluyuz, bundan önce sadece 15 dakika konuştuk" diyen avukat Güner, "İnsan haklarına, insan onuruna aykırı şeyler oldu. İfademizi alan savcı, soruşturma savcısı değildi. Tutuklandıktan sonra önce Silivri'ye konuldu sonra Gebze'ye gönderildi. Avukatlarına bile haber verilmedi" ifadelerini kullandı.

Avukat Güner, “Bu hukuksuzluğu bitirecek vicdanınızın olduğuna inanmak istiyoruz. Tahliyesine karar verilmesini talep ediyorum” dedi ve savunmasını noktaladı. 

11.32 | İMAMOĞLU'NDAN SORU: "DAHA ÖNCE TANIŞMIŞ MIYDIK?"

Ongun'dan sonra Ekrem İmamoğlu da, "Bir suç örgütü iddiası ortaya atılıyor. Kendimi eleştiriyorum, buradaki ifadeleriyle kendilerini tanıma fırsatı buluyorum, örgüt üyesi olduklarını öğreniyorum. Daha önce tanışmış mıydık?" diye sordu. Ayık bu soruyu da "Hayır" diyerek yanıtladı. Bunun üzerine İmamoğlu, "Bu ülkenin hazinesini teslim edeceğimiz kadınları dinliyorsunuz." dedi.

11.25 | ONGUN'DAN AYIK'A SORU

İmamoğlu’nun ardından Medya A.Ş.’nin yönetim kurulu başkanı Murat Ongun, Fatoş Ayık’a “Ben ya da Emrah Bağdatlı’nın bir baskı yaptığına şahit oldunuz mu, sizi kuruma ben mi yerleştirdim?” diye sordu. Ayık, “Hayır” yanıtını verdi.

11.10 | İMAMOĞLU'NDAN AÇIKLAMALAR

Duruşmanın başında Ekrem İmamoğlu, geçen hafta İBB davasında tutuklu yargılanan Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in duruşmada anlattığı çıplak arama iddiasıyla ilgili konuştu.

"TÜRKİYE'NİN VİCDANI İÇİN ÖNEMLİ"

Soruşturma başlatması nedeniyle İçişleri Bakanlığı'na teşekkür eden İmamoğlu, "İçişleri Bakanlığı'na teşekkür ediyorum. Aynı hassasiyeti Adalet Bakanlığı'ndan da bekliyorum. SEGBİS kaydı incelenir ve ortaya çıkar durum ama Adalet Bakanlığı'nın bunu bildiği halde susmasını vahim buluyorum. Adalet Bakanlığı'nın da bir inceleme açmasını umuyorum. Bu, Türkiye'nin vicdanı için de önemli" dedi.

Gürlek sessiz kaldı, Emniyet reddetti, İçişleri Bakanlığı soruşturma başlattı

Fatoş Pınar Türker’in geçen hafta salı günü görülen duruşmada anlattığı çıplak arama, kötü muamele, psikolojik baskı, çocukları üzerinden tehdit edilme ve cezaevi koşullarıyla ilgili açıklama yapan İstanbul Emniyet Müdürlüğü, iddiaları soruşturmak yerine tamamen reddetmişti. İçişleri Bakanlığı ise iddialarla ilgili soruşturma başlatıldığını, Mülkiye Müfettişi ve Polis Müfettişi görevlendirildiğini duyurmuştu. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise Türker'in anlattıklarıyla ilgili kendisine sorulan soruyu yanıtsız bırakmıştı. 

Beyanda bulunmak üzere söz alan İmamoğlu, davada geçen hafta yaşanan diğer gelişmelerle ilgili de konuştu.

"NORMAL BİR YARGILAMA SÜRECİNDE DEĞİLİZ"

İmamoğlu, şunları söyledi:

"Burada hepimize asrın yolsuzluğu diye yutturulmaya çalışılan süreçte neler yaşadığımızın farkına vardığınızı düşünüyorum. O yüzden Perşembe günü verilecek kararda vicdan değerlendirmenizi en üst seviyede tutmanızı umuyorum. Normal bir yargılama süreci içinde değiliz. Savunma yapıp ayları geride bırakan arkadaşların da bir fırsat elde etmesini umuyorum. Onur Gül Çeşme'de tutuklandı, sekreter ve 3 şoför arkadaş 13. ayını doldurdu. Ortada iddianameyi bırakın ortada gezen bir şey de yok. Çok trajik bir durum bu. 3 tane şoför bir asistan ve bir dönem kurumumuzda yöneticilik yapmış bir isim 13 aydır tutuklu bunu hatırlatmak istedim."

11.00 | DURUŞMA BAŞLADI

İBB davasında tutuklular alkışlarla duruşma salonuna getirildi. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu "Ekrem başkan" sloganlarıyla selamlandı. Mahkeme heyetinin de yerini almasıyla duruşma başladı.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 89'u tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 402 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

İddianamede yer alan "örgüt" şemasında, tutuklu Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu iddia ediliyor.

İMAMOĞLU'NUN 2 BİN 430 YIL 6 AYA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra işlendiği iddia edilen suçlarla ilgili bilgi veren sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

BİRLEŞEN DOSYA 

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 isim hakkında hazırlanan iddianamede bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 33 kişinin tahliyesiyle davada 77 tutuklu sanık bulunuyor.

Haberin tamamını Birgün üzerinde oku