Bianet
Bianet
3 saat önce

Bolivya: Hükümet orduyu bekletiyor; direnişi yormaya yöneliyor

Bolivya’da Devlet Başkanı Rodrigo Paz’ın protestoları bastırmak için 8 Haziran’da olağanüstü hâl yetkilerini genişleten yasayı imzalamasının ardından beklenen geniş çaplı askeri müdahale henüz gerçekleşmedi.

Bolivya'da hükümet protestocuların üzerine orduyu sürmeye hazırlanıyor: İstisna Yasası geçti 10 Haziran 2026

Hükümet, bu aşamada orduyu doğrudan sahaya sürmek yerine yol kesme eylemlerini yıpratma, halk protestosunun liderliğini bölme ve eylemleri “narkoterörizm” söylemiyle kriminalize etme stratejisi izliyor.

Geçtiğimiz hafta 90’ın üzerinde olan ülke genelindeki yol kesmelerin sayısının 16 Haziran itibarıyla 52’ye gerilemesi, protesto dalgasında bir geri çekilme ya da en azından çatallaşma işareti olarak okunuyor. Ancak bu gerileme, krizin sona ermeye yüz tuttuğu anlamına gelmiyor. Cochabamba hâlâ hareketin merkezini oluştururken La Paz, El Alto ve ülkenin ana karayollarında gıda, yakıt ve ilaç tedarikindeki aksama devam ediyor.

Direniş neden çatallaştı?

Direnişteki çatallaşmanın birkaç nedeni var. Birincisi, yol kesmelerin uzamasının maliyetinin kent yoksulları ve küçük esnaf için de ağırlaşmaya başlaması. Başkent La Paz ve El Alto’da temel ihtiyaç maddelerinin fiyatları yükselirken, bazı yerel topluluklardan barikatların artık kaldırılması yönünde talepler gelmeye başladı.

İkincisi, hükümet bazı kesimlerle müzakere kanallarını açık tutarak, hareket içindeki farklı eğilimleri birbirinden ayırma çabalarını sürdürüyor.

Üçüncüsü, protesto hareketinin talepleri henüz tam olarak ortak bir siyasal doğrultuda birleştirilemedi: Bir kanat Devlet Başkanı Paz’ın istifasını isterken, başka kesimler yakıt, ücret, gıda fiyatları, toprak düzenlemeleri ve kamu hizmetleri etrafında daha somut talepler öne çıkarıyor.

Moralesçilerin ve sendikacıların ayrışan talepleri 

Paz’ın istifasında kuvvetle direten çizgi, ağırlıkla eski Başkan Evo Morales’e bağlı Sosyalizme Doğru Hareket (MAS) tabanının radikal kesimleri, Trópico de Cochabamba /Chapare’deki koka üreticileri federasyonları ve Morales’e yakın kırsal sendika ağlarınca savunuluyor. Bu çizginin merkezi Trópico de Cochabamba olmakla birlikte Oruro ve Potosí’nin bazı kırsal bölgelerinde de karşılık buluyor.

Bu bölge Cochabamba departmanının doğusunda, And Dağları’nın eteklerinden Amazon havzasına doğru inen sıcak ve nemli alçak kuşaktan oluşuyor. En bilinen merkezi Chapare bölgesidir. Burası tropikal yağmur ormanları, yoğun nehir ağı ve koka üretimiyle tanınıyor. Burası aynı zamanda Evo Morales’in 1980’lerde koka üreticileri sendikalarının lideri olarak siyasi kariyerinin başladığı yer.

Buna karşılık Bolivya İşçi Merkezi (COB) içindeki bazı işçi kesimleri, öğretmenler, kamu emekçileri, nakliyeciler, kent yoksulları ve küçük çiftçilerin önemli bir bölümü daha çok yakıt kıtlığı, ücretlerin erimesi, gıda fiyatları, ulaşım maliyetleri, dolar krizi ve kamu hizmetleri üzerinden somut talepler öne çıkarıyor.

Bu ikinci çizgi La Paz, El Alto, Cochabamba kent merkezi, Chuquisaca ve Santa Cruz çevresindeki üretici/nakliyeci çevrelerinde belirgin. Bu kesim, hükümete sert tepki duysa da her durumda “Paz istifa” talebini öne çıkarmıyor. Bu gerilim bağlamında yol kesmelerin sayısının düşmesi yalnızca “direnişin geri çekilmesi”nin göstergesi olmaktan çok, Moralesçi siyasal muhalefet ile daha geniş  bir tabana yayılan hayat pahalılığına tepki krizi arasındaki mesafenin belirginleşmesi olarak değerlendiriliyor.

Tehlikeli gerilim

Geçtiğimiz hafta Trópico de Cochabamba’daki köylü ve koka üreticileri örgütlerinin ordu ve polis karargahlarına yönelebileceklerini açıklamasıyla beliren tehlikeli gerginlik, çatışmanın ağırlık merkezinin klasik yol kesmelerden askeri tesisler çevresindeki güç gösterilerine kayma riski göstermeye başlamıştı. Yerel direniş kaynakları bu çağrının “barışçıl kuşatma”ya yönelik olduğunu vurgulasa da, hükümet yanlısı medya halkın tepkisini devlet gücüne meydan okuma olarak yorumladı.

Paz yönetimi, kamu düzenini ve serbest dolaşımı sağlamak için anayasal bir çerçeve olarak savunduğu 8 Haziran’da imzalanan olağanüstü hâl düzenlemesini yasalaştırmış olmasına karşın bugüne kadar tam boy bir askeri müdahaleye başvurmadı.

Siyasi yorumcular hükümetin bu tutumunu olası yeni can kayıplarının yol açabileceği siyasal maliyetten kaçınma eğilimine hem de Bolivya’nın yakın tarihinde ordunun sokağa çıkmasının hükümet krizlerini derinleştirmesi hafızasının uyanmasına bağlıyor.

Muhalif toplumsal örgütler başından beri, yasanın protestoları suç haline getireceğini, polise ve orduya daha geniş hareket alanı sağlayarak güvenlik güçlerinin cezasızlığını artıracağını söyleyerek askeri ve polisiye müdahalelere kesinlikle karşı çıkıyor.

Arka plan

Kriz, aralık 2025’te yakıt sübvansiyonlarının kaldırılmasıyla derinleşen geçim sıkıntısı üzerinden çıktı.

Bolivya’da sağcı hükümet yakıt sübvansiyonlarını kaldırdı: İşçiler sokağa indi Bolivya’da sağcı hükümet yakıt sübvansiyonlarını kaldırdı: İşçiler sokağa indi 3 Ocak 2026

Mayısta COB'un süresiz grev çağrısı, madenciler, öğretmenler, nakliyeciler, köylü örgütleri, yerli topluluklar ve Evo Morales’e yakın kesimlerin katılımıyla ülke çapında bir protesto dalgasına dönüştü.

Bolivya’da hükümetin istifası talebiyle başlayan protestolar devam ediyor Bolivya’da hükümetin istifası talebiyle başlayan protestolar devam ediyor 25 Mayıs 2026

Krizin bugün geldiği noktada hükümetin eli tamamen rahat değil, ancak protesto hareketi de ilk haftalardaki bütünlüklü baskı gücünü korumakta zorlanıyor. Yol kesmelerin azalması hükümet açısından taktik bir kazanım sayılsa da akaryakıt kıtlığı, fiyat artışları, ücretlerin erimesi ve devletin güvenlikçi yönelimi gibi protestoları doğuran nedenler yerli yerinde duruyor.

Bu gelişmelerle birlikte Bolivya’daki toplumsal çatışma ordunun müdahalesiyle isyan bastırmayı hedefleyen bir meydan muharebesi tablosuna bürünmeden, hükümetin direnişi yıpratmaya yönelik taktikleriyle sürüncemeli bir savaşa dönüşüyor.  

(AEK)

Haberin tamamını Bianet üzerinde oku