Birgün
Birgün
2 saat önce

Yeraltından mesaj var: 24 tabutu hazır edin

Edirne Uzunköprü’de AKP’li eski Tekirdağ İl Başkanı Bekir Kiremitçi’ye ait Özşen Madencilik’te alacakları için 26 gündür direnen işçilerin eyleminde silah sesleri duyuldu. 

Bağımsız Maden İş Sendikası, yer üstünde direnen işçiler ve ailelerinin üzerine ateş açıldığını öne sürdü. Ölü ve yaralı olmadığı bildirildi. Saldırının hedefinin sendika yöneticileri olduğunu Kemal Yılmaz ve Barış Altun olduğu söyleyen Bağımsız Maden İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu "Korkutarak susturmak istiyorlar.

Ama biz ölümden korksak yeraltına girmezdik" dedi. Yerin 1200 metre altındaki kömür madenine kendilerini kitleyen ve 3 gündür açlık grevinde olan 24 madencinin ailesi ise işçilerle iletişimin şirket tarafından kesilmeye çalışıldığını, madende gaz ve oksijen sıkıntısı yaşandığını belirterek, her an kötü bir haber alma korkusuyla beklediklerini söyledi. Madenci İbrahim Basatlı’nın eşi Ayfer Basatlı, eşiyle yaptığı son görüşmede “24 tane tabut hazırlayın. Buradan ölmeden çıkmak yok" dediğini söyledi.  

PATRONUN KEYFİ ÖLÜMLE BEKLENİYOR

İşçilerin açlık grevi ve direnişi sürerken dün eylem alanında silah sesleri duyuldıu. Bağımsız Maden İş Sendikası, "Patron Bekir Kiremitçi’nin adamları tarafından işletme içerisinden direnen işçiler ve aileleri üzerine silahla üç el ateş edildi. Yaralımız yok. İşçiler ve ailelerle madeni işgal ettik. Buradan dönüş yok ölümse ölüm" açıklaması yaptı. Başaran Aksu da yaşananlara tepki göstererek "Edirne Valiliği de sorumlu" dedi.  

Açlık grevindeki maden işçisi İbrahim Basatlı’nın eşi Ayfer Basatlı, eşiyle yaptığı son konuşmada “Eşimle konuştuğumda ’24 tane tabut hazırlayın. Buradan ölmeden çıkmak yok’ dedi. Yüreğimiz ağzımızda. Eşim ve arkadaşları patronun keyfini ölümle burun buruna bekliyor” diye konuştu. Basatlı, iki gündür eşinden doğru düzgün haber alamadığını, işçilerin ailelerle kontrollü ve kısa süreli görüştürüldüğünü belirterek korkudan ayaklarının titrediğini söyledi. Eşinin 5 yıldır, oğlunun ise 4 yıldır aynı madende çalıştığını aktaran Basatlı, aylardır maaşların düzensiz ödendiğini, son dönemde ise ev ekonomilerinin tamamen çöktüğünü ifade etti. “Eşlerimiz zam istemedi. Sadece haklarını istedikleri için bizi bu duruma devlet ve şirket el ele getirdi” dedi. 

Aylardır evinde doğru düzgün yemek pişmediğini anlatan Basatlı, kendisinin geçici işlerde çalışmaya başladığını, eşi yeraltındayken çocuğuyla birlikte maden sahasında beklediğini söyledi. İşçilerin zam değil yalnızca hak ettikleri ücretleri istediğini vurgulayan Basatlı, “Çalıştırıyorsa hakkını verecek, çalıştırmıyorsa da insanları bu hale getirmeyecek” dedi. 

BİR YILLIK EVLİYİZ, HAYALLERİMİZ YIKILDI

Maden işçisi Mustafa Benzer ile henüz bir yıllık evli olan Beyza Benzer ise eşinin normal bir iş gününde dahi madenden her çıkışında eşine haber verdiğini söyledi. “Eşim yeraltından yarım saat geç çıksa aklıma bin türlü şey geliyor. Şu an saatlerdir yeraltındalar durumumuz çok kötü. Yeni evliyiz, eşim haklarını almış olsaydı şu an yeraltında değil belki tatilde olacaktık.” 

Evliliklerinin ilk yılında borçlarla ve geçim sıkıntısıyla baş başa kaldıklarını söyleyen Benzer, eşinin aylardır maaş alamadığını, mesai ücretlerinin ödenmediğini ve bireysel emeklilik kesintilerinin yatırılmadığını ifade etti. 

Benzer, yeraltındaki işçilerle görüşmelerinin uzun süre engellendiğini, kontrol merkezinin kapatıldığını ve ailelerin içeri alınmak istenmediğini söyledi. İçeri girdiklerinde yalnızca tek kişinin görüştürülmek istendiğini anlatan Benzer, ailelerin buna itiraz ettiğini belirtti. Açlık grevinin ne olduğunu daha önce hiç bilmediğini söyleyen Benzer, “Kimse bu noktaya geleceğimizi düşünmüyordu” dedi. Eşi haklarını alabilseydi bugün yeraltında değil tatilde olacaklarını söyleyen Benzer, “Hayal kırıklığından başka bir şey kalmadı” ifadelerini kullandı. 

Şirket yetkililerinin ailelere “Çalışsınlar, sonra haklarını veririz” dediğini anlatan Benzer, işçilerin zaten çalıştığını ve hak ettikleri ücretleri alamadığını vurguladı. Yeraltında çalışmanın zaten büyük bir risk olduğunu belirten Benzer, normal günlerde bile eşleri yarım saat geç çıksa korkuyla beklediklerini söyledi. “Şimdi yeraltındalar. Güvende değiller” diyen Benzer, madendeki iş güvenliği önlemlerinin yetersizliğine dikkat çekti. 

MADENDE GAZ VE OKSİJEN SIKINTISI VAR

Yerüstünde açlık grevini sürdüren işçilerden Barış Karakaş ise yeraltındaki işçilerin durumunun giderek ağırlaştığını söyledi. İki işçinin sağlık durumunun iyi olmadığını belirten Karakaş, ambulans, AFAD ve itfaiyenin sürekli bölgede hazır bekletildiğini aktardı. Karakaş, yeraltında gaz ve oksijen sıkıntısı bulunduğunu, bu nedenle dışarıdaki işçilerin de büyük endişe yaşadığını anlattı. Moral olarak çöktüklerini söyleyen Karakaş, birkaç saatte bir haber alabildiklerini, sonrasında jandarmanın devreye girmesiyle saat başı bilgi aktarılmaya başlandığını ifade etti. 

Şirketin ilk olarak yeraltındaki işçilerle iletişimi kesmeye çalıştığını belirten Karakaş, internet bağlantısının kapatılmasıyla gaz cihazlarının da devre dışı kaldığını söyledi. İşçilerin buna tepki göstermesi üzerine jandarmanın şirkete müdahale ettiğini aktaran Karakaş, “İnsanları ölüme terk etmek büyük suç” uyarısının ardından bağlantının yeniden açıldığını belirterek “Bizi kendilerine muhtaç bırakmak istiyorlar” dedi. 

DEVLETİN İHTİYACI OLDUĞUNDA ORADAYDIK

İşçiler olarak hem ücretlerini hem de güvenli çalışma koşullarını talep ettiklerini söyleyen Karakaş, devletin işçi sağlığı denetimlerini şirketlerin insafına bırakmaması gerektiğini dile getirerek “Denetimlerin bağımsız ve kamusal olması gerekiyor. Madenciler el birliğiyle yalnız bırakıldı. Patron ‘çalışın, kömürü satayım, sonra maaşınızı ödeyeyim’ diyor. İki çocuk babasıyım, kiradayım ben. Aylardır kiramızı ödeyemiyoruz” diyerek tepki gösterdi. Madencilerin deprem ve göçüklerde hiçbir karşılık beklemeden insan kurtarmaya koştuğunu hatırlatarak, şimdi devletin de işçilere sahip çıkması gerektiğini söyledi. 

BİRLEŞMEDEN BU DÜZENDEN ÇIKILMAZ

Son olarak Soma’da özelleştirme gerekçisiyle işten atılan 1361 maden işçisine selam ve desteklerini gönderen Karakaş, şunları söyledi: “Burada ya da Soma’da, direnişimiz aynı, haklılığımız aynı, sorunlarımız aynı. Birleşmeden bu düzenden çıkılmaz.” 

Haberin tamamını Birgün üzerinde oku